YEMEK

Atatürk’ün anısına saygılarımızla: Mustafa Kemal Atatürk‘ün Sofrası

Atatürk’ün anısına saygılarımızla: Mustafa Kemal Atatürk‘ün Sofrası

Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri ve siyasi başarılarını, kazandığı savaşları, aldığı madalyaları çok iyi biliriz ancak onu daha yakından tanımamıza yardımcı olacak bazı detaylar tarihin tozlu sayfalarında kalmış gibidir. Bu detaylardan bir tanesi de Atatürk’ün beslenme alışkanları ve sofrasıdır.

Atatürk’ün sofrasına dair en iyi detayları çevresindeki değerli insanlardan öğrenebilmek mümkündür yalnızca. Bu değerli insanların başında ise Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden Yakup Kadri Karaosmanoğlu gelir.

Yakup Kadri’nin belirttiğine göre: "Atatürk'ün sofrasından hepimizin ruhunda ve damağında nice derin, tatlı ve ibret verici anılar, yaşama ve insanlığa dair, nice değerli dersler kalmıştır."

Bir yemek alışkanlığından daha fazlası

22780456_1332864523491751_2936251668005240367_n

Belirtilenlere göre Mustafa Kemal Atatürk'ün sofrası yalnızca yemeklerin yenildiği ve kalkıldığı sofralar değil uzun uzun konuşmaların yaşandığı, akılların danışıldığı ve yol gösterici konuşmaların gerçekleştiği o özel sofralardan bir tanesiymiş. Pek çok değerli kararın da konuşulduğu bir sofra olarak görebileceğimiz Atatürk'ün sofrasına konuk olabilmenin oldukça önemli bir şans olduğunu belirtmeye gerek yok diye düşünüyoruz.

Atatürk için yemek sofraları aslında bir tartışma ve sohbet sofrasıymış. Amaç sofradan kalkıldığında ise bir karar vermek ya da konuyu derinlemesine incelemiş olmakmış.

Bu tutumu en doğrular nitelikteki detaylar ise masanın hemen yanına gelen kara tahta, silgi, tebeşir ve kütüphaneden getirilen kitaplarmış.

Askeri disiplinin ve geçmişin etkileri hayatındaydı

22815412_1332864440158426_8519568806780754064_n

Mustafa Kemal'in genel olarak çok fazla yemeğe düşkün birisi olmadığı biliniyor. Askeri kökeni nedeniyle ve başarıyla kazandığı savaşlar sırasında yemek yemenin sadece hayatta kalmak için bir değer olduğunu çok iyi anlayan Mustafa Kemal'in gün içindeki yemek tercihleri de, daha sade ve basit bir yapıya sahip.

Sabah kahvaltılarını en hafif şekilde geçiren Mustafa Kemal Atatürk güne kahve ya da çay ile başlıyor, kahvaltıda süt ya da yoğurt tercih ediyor, bunu bir dilim ekmekle harmanlıyor ve üzerine de eğer içmediyse kahvesini içiyormuş.

Kahvaltıdan sonra güne "yemek" olarak etsiz kuru fasulye ve pilav ile devam etmeyi seviyormuş. En sevdiği yemeklerden olan kuru fasulye ve pilava askeri okulda alıştığını belirtiyor. Yanında ise mutlaka ayran ya da yoğurt tüketiyormuş. Kışla yemeği olarak da bilinen kuru fasulyeyle öğle yemeğini geçirdikten sonra ikindiye doğru ekmeksiz şekilde bir bardak ayran tüketmekteymiş.

Sofradan tok değil aç kalmak

22688878_1332864510158419_8046143474905500459_n

Akşam yemeğine gelindiğinde ise Mustafa Kemal Atatürk için yemek, gerçek bir sofraya dönüşüyormuş. Mutlaka konuklarının olduğu sofrada devlet meselelerini görüşmeye devam ediyormuş.

Sabaha kadar çalışmaktan kendini asla alıkoymayan Atatürk'ün gece açlığını doyuran ana yemek ise omlet oluyormuş.

Mustafa Kemal ve yemek ilişkisinde belki de en çok bilinen ve söylenen; Mustafa Kemal'in enginar tatmak istemesi ancak yemeden vefaat etmesidir.

Gül reçeli seviyor, kahveyi orta şekerli içiyor

22788825_1332864443491759_7284691116978030724_n

Bilinmeyen birkaç detayı ise şöyle sıralayabiliriz: Fava yemeyi sever, limonlu bakla ezmesinden yaptırdığı olurmuş. Gül reçeli sever, gün içinde çok fazla kahve içermiş. Hatta bazı günler içtiği kahve adedi 10'u bulduğu da olurmuş. Meyvelerden ise kavunu tercih ediyor, fıstık ve tuzlu leblebi ile harmanlıyormuş. Köşkte hazırlanan yemekleri tüketen Atatürk'ün sofrasında büyük bir çeşitlilik mevcut değilmiş.

Özellikle farklı şehirlere yaptığı gezilerdeki yöresel yemeklerden tatmayı çok seven Atatürk Kırşehir'de yediği su böreğini hiç unutamamış.

Sunulan bilgilere göre Mustafa Kemal Atatürk'ün halsiz düştüğü günlerde tükettiği tatlı ise ya Yanya tatlısı ya da irmik helvası oluyormuş.

Mustafa Kemal'in sofrasına baktığımızda gösterişten uzak, sade tercihler yaptığını görüyoruz. Bunun en büyük nedeni ise Atatürk'ün devletini ve milletini her şeyin önüne koyması, varlığa kavuşmasını istediği tek şeyin ise milleti olmasıdır. Kendi hayatındaki sadeliği, onun asıl hedefinin daha faydalı bir vatanperver olmak için canla ve başla çalışmasındandır.

Mustafa Kemal Atatürk'ü ölüm yıldönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Okuyucu Yorumları0 yorum

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.