YEMEK

Dünyanın Konuştuğu Türk Aşçı, Mülteci Kadınların Hayatını Değiştiren Girişimci!

Dünyanın Konuştuğu Türk Aşçı, Mülteci Kadınların Hayatını Değiştiren Girişimci!

İlk kez bir Türk aşçı, Bask Dünya Aşçılık Ödülleri'nde ilk 10'da!

Mardin.

Erken Tunç Çağı'ndan bu yana insanlığa ev sahipliği yapan, Asur, Hitit ve Urartu İmparatorlukları egemenliği yaşayan, 1085 yılında Türk toprağı haline gelen Mardin. Muhtemelen göz bebeğimiz İstanbul'dan, kültür başkenti diye andığımız İstanbul'dan daha eski, daha çok kültür görmüş Mardin...

Bugün Türkiye'nin en büyük 26. kenti olan, Suriye sınırımızda yer alan Mardin...

Ebru Baybara Demir'in memleketi, 24 yaşında ilk kez gördüğü Mardin.

Belki de kentin bu tarihi, bu ruhu sayesinde aşık oldu Ebru Baybara Demir. Mardin onun memleketiydi, 24 yaşında bir turist rehberiyken gördü ilk kez, gördüğü an aşık oldu, eşiyle birlikte buraya yerleşmeye karar verdi.

Yerleştiklerinde kentte 3 yıldızlı bir otel ve küçük bir lokanta dışında bir turizm işletmesi yoktu. Restoran açmaya, kentin derin mutfak kültürünü tanıtmaya karar verdi girişimci.

Bölgedeki 21 kadını yanına aldı önce.

Evlerde kentin kültürel yemeklerini yaptılar, turistlere sundular. Bu güzel amacının karşılığını kısa sürede aldı Ebru Hanım, tarihi bir Süryani konağını restore etti, Mardin'in ilk turistik işletmesi olan Cercis Murat Konağı'nı kurdu.

İyi giden işler onu birincil amacından koparmadı. İşlerin büyümesiyle birlikte ulaştığı, değiştirdiği hayatlar da arttı Ebru Hanım'ın.

Bir yandan işletmecilik yaptı, bir yandan Ortadoğu ve Anadolu mutfağını araştırdı, bir yandan da elinden tuttuğu kadınların sayısı git gide arttı... 200'den fazla kadının işvereni, ablası, kardeşi oldu Ebru Hanım. Bu ilişki içerisinde çarpıcı hikayelerle karşılaştı, hepsini iyi yöne taşıdı. Kendi sözlerinden dinleyelim;

''Kocası kaçan ve çocuklarıyla tek başına kalan Adile diye genç bir kadın geldi kapıma bir gün. Yemek yapmayı bile bilmiyordu. Yanıma alıp çalıştırmaya başladım. Adile herşeyi yapmayı öğrendi, kızlarını okutuyor, evini değiştirdi. Şimdi Mardin Çimento’nun VIP aşçısı oldu. Süreyya ablamız var mesela en eskilerden, koca dayağından kaçıp geldi yanıma. Açıldığımızdan beri buradadır, her işe yetişir. 200’den fazla kadın çalışır hale. Bir kısmı hala Mardin’de farklı yerlerde restoranlarda çalışıyor.''

2011'den bu yana yüzyüze olduğumuz Suriyeli mültecilere de yardım eli uzattı genç girişimci!

Anadolulu, Mardinli, Urfalı kadınlarla yetinmedi Ebru Baybara Demir. Harran Gastronomi Okulu'nu kurdu; böylelikle elini Suriyeli mülteci kadınlara da uzattı. Amacı Urfa'nın Harran ilçesindeki yerel değerlere sahip çıkmak, unutulmuş yerel tarifleri ortaya çıkarmak, kadınları ekonomiye kazandırmak ve Suriyeli mülteci kadınları toplumsal hayata entegre etmekti...

Önce 2007 yılında Amerika'ya çağırılan 4 öncü kadından biri oldu.

Hemen evvelinde dünyanın en ünlü şeflerinden biri olan Anthony Bourdain, Cercis Murat Konağı’nda yediği kaburga dolması hakkında ''Türkiye’de yediğim en lezzetli yemekti'' diye konuşmuştu.

Bu takdirin ve başarının ardından bir uluslararası başarı daha kazandı Ebru Baybara Demir. Üstelik mülteci kadınların da elinden tuttuğu o projesi ile!

Harran Gastronomi Okulu, dünyanın en itibarlı mutfak kültürü yarışması Bask Dünya Aşçılık Ödülleri'nde ilk 10'a kaldı!

İlk kez bir Türk şefin bu yarışmanın finaline seçildiğini baştan belirtelim!

Mutfak kültürü ile toplumsal fark yaratan şeflerin ödüllendirildiği bu yarışmada 110 şef arasından ilk 10'a seçilen Ebru Hanım, 18 Temmuz'da Meksika'daki finale katılacak. Eğer kazanacak olursa 100.000 Euro'luk ödül genç kadının başını çektiği sosyal sorumluluk projelerine, gurur da hepimizin kalplerine aktarılacak :)

Şefimizin yarışmayla ilgili düşünceleriyse insanlık dersi verir nitelikte...

“Aciliyetine yürekten inandığım ve çözümüne katkı sunmak istediğim konular var: Bölgemizde işsizlik TÜİK raporlarına göre yüzde 30 civarında. Bu soruna 100 bin kayıt dışı Suriyeli eklenince sorunun çözümü için ivedilikle çalışmak gerekiyor. Bölgenin dinamikleri içerisinde en önemli sorun, işsizlik ve belirsizlikten ötürü yaşanan göç.

İkincisi kültür kaybı. Suriyeliler beraberinde getirdikleri kültürü aktaracak mecra bulamadıklarından bu zengin kültür zamanla yok olma tehlikesi içinde. Biz her iki halkın kültürel zenginliğini harmanlayıp birbirlerine aktarmalarını sağlayarak onların en iyi bildikleri yemek işini ekonomik anlamda ayakta durabilecekleri bir iş modeli haline getirmeye devam ettirmek istiyoruz...

...Beni en çok mutlu eden, ödülün kendisinden çok, elimi uzatıp hayatlarına dokunmak ve değiştirmek için çabaladığım Mardinli, Urfalı ve Suriyeli mülteci kadınların bu proje sayesinde dünya çapında tanınma ve daha nicelerinin kendi yetenek ve çabaları ile aşçılığı meslek edinebilmesi için destek alma şansına sahip olmaları.”

Böyle kadınlar sayesinde insanlığa olan inancımız tazeleniyor.

Teşekkürler Ebru Baybara Demir'e!


Kaynaklar: Daimakadin.com, Wikipedia.org, Paradurumu.com, Guncelkadin.com.tr, Gecce.com

Okuyucu Yorumları4 yorum
  • 43 Oy
    mülteci kadınların hayatını değiştirmese haber olmaz tabi... ne zeka varmış tebrikler. onlar bırakıp kaçtıkları vatanın korkak anaları. onun yetiştirdiği evlatlar cephede savaşmayı bilselerdi; vatandaşımızdan çok onlara bakan bir devlet olmasaydı keşke... utanıyorum siz ve sizin gibilerden.... ülkenin vatandaşının aldığı diplomanın emeğinin hiç önemi yok. onlar pırlanta sanki...
  • 0 Oy
    @krizantem250 çok doğru bir yaklaşım
  • 24 Oy
    Teşekkürler Başarılarının Devamını Dilerim.
  • 0 Oy
    BİZ TÜRKLERİ DE VATANDAŞLIĞA ALIN ÜLKENİN KAYMAĞINDAN FAYDALANMAK İSTİYOZZ !

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.